Evrenin Kökeni ve Kaderi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Evrenin Kökeni ve Kaderi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Haziran 2016 Cuma

TANRI´NIN ZIHNINI KOZMIK SENFONI DE ANLAMAK !

Evrenin, herşeyin, en küçük temel bileşenleri nedir?
Standart model, hiçbir iç yapısı olmayan, nokta benzeri temel bileşimlerdir der.
Fakat, Süpersicim kuramının keşfiyle birlikte Evrenin, en küçük bileşenlerinin, mikro seviyedeki manzaranın küçük tellerden oluştuğunu, bu tellerin titreşim örüntülerinin, kozmosun evrimini yönettiği öne sürülür.
Sicim kuramına göre, evrenin temel bileşenleri, nokta parçacıklar değildir. Aksine küçücük, tek boyutlu iplikciklerdir.
Peki, sicimler neyden yapılmıştır ? Rusların, matuşka bebeklerinin sonuncusu gibi, sicimlerin bir boyutu olsa da, neyden oluştukları sorusunun bir anlamı yoktur. Eğer, sicimler daha küçük bir şeyden oluşuyor olsalardı, temel olmazlardı.
Şuan ki Teknolojimize göre, metrenin milyarda birinin milyarda biri ölçümünde, standart Model doğrulanmıştır. Fakat Standart Model, kütle çekimini içeremediği için, eksiksiz ya da herşeyin kuramı olamaz.
Sicim kuramı, atomları oluşturan parçacıkların, ultramikroskobik parçacıklar olduğunu ileri sürer. Sicimler o kadar küçüktür ki, ortalama uzunlukları ancak Planck uzunluğu kadardır. Yani, bir sicim, bir atomun çekirdeğinden yüz milyar kere milyar , 10 üzeri 20 defa küçüktür.
Eğer, bugünkü teknolojik kapasitemizin çok üstünde bir teknoloji ile incelenebilirse, standart modelin, nokta parçaciklarının her birinin, aslında salınım halinde, çok küçük birer sicimden oluştuğunun görüleceği iddia edilir.
Günümüzde yapılan deneylerin, maddenin mikro seviyede sicimlere dayalı doğasını çözemiyor olmasi şaşırtıcı değil.
Çünkü, Sicimler, atomaltı parçacıklar ölçeğinde bile çok ama çok küçüktür. Bir sicimin, bir nokta parçacık olmadığını doğrudan gösterebilmek için, maddeleri bugüne dek yapılmış olanlardan, milyon kere milyar kat daha yüksek bir enerjiyle çarpıştıracak bir hızlandırıcımız olması gerekiyor.
Peki, bu niçin önemli ?
Çünkü; Bu kuram, Genel Görelelik ile Kuantum Mekaniği arasındaki çatışmayı çözmektedir. Evrenin en büyükleri ve en küçüklerini uyum içinde birleştirir, açıklar.
Bütün maddenin ve bütün kuvvetlerin tek bir temel bileşenden, sicimlerden oluştuğunu öne surerek birleşik bir kuram ortaya atar.
Herşeyin teorisi olmaya aday bir kuramdır.
Herşeyin teorisi ise Stephen Hawking`in "Tanrı`nın zihnini bilme yolunda ilk adım" nitelendirdiği şeydir.
Bu kurama göre, bir keman telinin oluşturduğu farklı titreşim örüntülerinin, farklı notalar oluşturması gibi, temel sicimdeki farklı titreşim örüntüleri de farkli kütleler ve kuvvet yükleri oluşturur.
Kısacası, temel bir parçacığın özellikleri, kütlesi ve farkli kuvvet yükleri, içteki sicimin titreşim şekliyle belirlenir.
Farklı temel parçacıklar olarak görünen şeyler ( Fotonlar, Zayif bozonlar, Glüonlar, Graviton vs. ), aslında temel bir sicimin çıkardığı farklı notalardır.
Muazzam sayıda böyle titreşen sicimlerden oluşan evrenin, KOZMIK SENFONI den farkı yoktur.
Kaynak: Evrenin Zerafeti, Brian Greene
Düzenleyen : Inanc Kaya Kızılkaya

29 Mayıs 2016 Pazar

Evrenin Kökeni ve Kaderi, Kuantum Mekaniğinin Elindedir !

Büyük Patlamada evrenin sıfır boyutta, dolayısıyla sonsuz derecede sıcak olduğu düşünülmektedir. Ancak evren genişlediğinde ısınımın sıcaklığı düşer. Büyük Patlamadan bir saniye sonra sıcaklığın yaklaşık on milyar dereceye düşmüş olması gerekir. Bu güneşin merkezindeki sıcaklığın yaklaşık bin katıdır, ama hidrojen bombası patamalarında bu yükseklikteki sıcaklıklara ulaşılmaktadır.
Bu anda evrenin sadece fotonlar, elektronlar, nötrinolar ( sadece zayıf kuvvet ve kütleçekimle etkileşime giren son derece hafif parçacıklardır) ve onların karşı parçacıklarına, ek olarak da bir miktar proton ve nötrona sahip olduğu düşünülüyor.
Evren genişlemeye ve sıcaklık düşmeye devam ettikçe, çarpışmalarda üretilen elektron/karşı elektron çiftleri oranı, imha olma yoluyla yok olanların oranının altına düşecektir. Böylece elektron ve karşı-elektronların çoğu birbirlerini yok edecektir. Ancak nötrino ve karşı-nötrinolar birbirlerini yok edemediler çünkü bunlar kendileriyle ve başka parçacıklarla çok zayıf biçimde etkileşime girerler.
Büyük Patlamadan yaklaşık yüz saniye sonra sıcaklık bir milyar dereceye, diğer bir ifadeyle en sıcak yıldızların içindeki sıcaklığa düştügü tahmin ediliyor. Bu sıcaklıkta protonlar ve nötronlar artık nükleer kuvvetten kaçmaya yetecek enerjiye sahip olamadıklarından, birleşerek döteryum(ağır hidrojen) atomlarının çekirdeklerini üretmeye başladılar. Ardından döteryum çekirdekleri daha fazla proton ve nötronla birleşerek helyum çekirdeklerini ve az miktarda da olsa lityum ve berilyumu üretmeye devam ettiler.
Bu tahminler, bugün ki teknoloji ile yapılan gözlemlemelerle çok iyi örtüşmektedir. Büyük Patlamadan sadece birkaç saat sonra helyum ve diğer elementlerin üretimi sonlanmış oldu. Ardından, sonraki yaklaşık yüz milyar yıl boyunca evren fazla bir şey olmadan genişlemeye devam etti. Sonunda sıcaklık birkaç bin dereceye düştüğünde ve artık elektronlar ve çekirdekler kendi aralarındaki elektromanyetik çekimi alt etmeye yetecek enerjiye sahip olmadıklarında atomları şekillendirecek tarzda birleşmeye başladılar.
Atomlar da, evrende gördüğünüz herşeyin yapıtaşıdır. Kuantum mekaniği bizim geçmişimiz ve geleceğimizdir.
Inanc Kaya Kizilkaya

Venüs'te Yaşam İzleri Bulundu

  Venüs'te Yaşam İzleri Bulundu 450 dereceden fazla sıcaklığı bulunan, güneş sisteminin yaşama en düşman gezegeni Venüs`te, nasıl olurda...